21 Temmuz 2014

KAPTAN PASTASI

06 Mayıs 2014

Pasta caddesi açıldı :)






Yeni pasta blogum pastacaddesi.blogspot.com açıldı.
Ziyaretlerinizi bekliyorum.Tık tık
siparişleriniz için:
pastacaddesi@hotmail.com
veya
0.532.601 08 68

22 Mayıs 2010

ETLİ BAMYA



Fotoğraf makinesi aldım, çok şükür ama birbirimize alışmak için zamana ihtiyacımız var :) Fotoğraf kalitesinden de anlayacağınız gibi ayarlarının yapılması gerekiyor. Ama en azından fotoğraf çekebiliyorum...

Bamyaları Serpil'ciğim yazdan domates ve soğanla kavurup dondurmuş. Geçenlerde ziyaretine gitmiştim, dönüşte kapıda elime tutuşturuverdi kıyamam... 1 poşet te dondurulmuş vişne vermişti, kompostosunu yapıp afiyetle yedik ama tabii foto çekemedim.

Pek güzel ayıklamış bamyaları canım arkadaşım, bilirsiniz kafasını olduğu gibi keserseniz bütün salyasını yemeğe bırakır bamya... Etrafından döne döne minare şeklinde soyulmalı kafası...

Dediğim gibi benim bamyalarım önceden domates ve soğanla kavrulmuştu. Ben baştan tarif edeceğim. Neyse hemen tarife geçiyorum:

Malzemeler:
500 gr. bamya
1 baş soğan
100 gr. kuzu eti
2 orta boy domates
4 diş sarmısak
yarım limon


Yapılışı:
Kuzu etlerini az yağda sularını saldıracak şekilde çeviriyoruz. Suyunu salan eti kısık ateşte pişene kadar bekletiyoruz. Pişen etlerin suyunu çektirerek soğanı da ekliyoruz ve iyice kavurduktan sonra kabuklarını soyup küp küp doğradığımız domatesleri koyuyoruz. Yarım limonun suyunu ve ayıklanmış bamyaları da koyup kaynamaya bırakıyoruz. Kaynadıktan sonra kapağını kapatıp pişmeye bırakıyoruz. 45 dakika kadar pişirip dövülmüş sarmısakları ekliyoruz. Bamyamız hazırdır. Afiyet olsun...

13 Şubat 2010

PÜRELİ ET SOTE VE FOTOĞRAF MAKİNEM YOK!!!



Merhabalar,


Evet fotoğraf makinem yok, bozuktu uzun zamandır ama uğraşarak bir-iki kare çekebiliyordum. Fakat son aylarda iyice çığırından çıktı. Acilen bir makine edinmemiz lazım derken eşim 24x optik zoom lu makinelere sulanmaya başladı. Tabii ona güç yetmez, bugün aldık yarın alıyoruz derken baktım aylar olmuş yazmayalı… Sonuç olarak hala makinesiziz ama ben bilgisayardaki fotoğraf arşivine bakarken aile fotolarının arasından bu kare fırlayıverdi, arşivde yayınlayacak yemek fotosu kalmadı sanıyordum, bir tane buldum diye çok sevindim…

Et sote tarifi zaten mevcutta vardı, buradan okuyabilirsiniz. Patates püresi tarifine geçebiliriz:



Malzemeler:

4 adet patates

1 bardak süt

1 tutam tuz

1 tepeleme yemek kaşığı tereyağ

1 çağ bardağı rendelenmiş kaşar peyniri


Yapılışı:


Patateslerin kabuklarını soyup, 5-6 eşit parçaya bölüyoruz. İyice pişene kadar haşlıyoruz. Suyunu süzdürüp bir kaba aldığımız patatesleri iyice eziyoruz. Daha sıcakken kaşar ve tereyağını ekliyoruz ve uzun uzun karıştırıyoruz. Kaşar püreye çok hoş bir kıvam veriyor. Daha pofur pofur yapıyor. En son olarak da sütünü ve tuzunu karıştırıyoruz. Et soteyi püre üzerinde servis yapıyoruz.


Afiyet olsun.

25 Eylül 2009

YİNE DÖNDÜM...

Tam 3 ay olmuş yazmayalı, inanılır gibi değil… Hayatı dengeleme konusunda herkesten çok yardıma ihtiyacım olduğunu düşünmeye başladım J Öyle bir zaman geliyor ki bir konuya diğerlerinden daha fazla eğiliyorum ve kalan her şeyi kenara itiyorum. Bir süre sonra bakıyorum ki 2. sıraya değil son sıraya oturtmuşum onu… Yani belli bir dengem yok bu konularda. Acilen hayatımdaki tüm öğeleri belli bir dengede tutmayı öğrenmem lazım. Tabii bunda hareketli bir üç ay geçirmemin etkisi de büyük oldu, temmuz ayı seyahatler ve düğünlerle geçti diyebilirim. Daha sonra tatil dönemi başladı, dönüşte Ramazan ayına yakalandık. Ramazan ayları benim için çok zor geçiyor çünkü çalışan bir bayan olarak akşamları yemek yapmaya vaktim olmadığı için tüm yemekleri toptan pişirmek zorundayım. Bu kulağa pek zor gelmese de pratikte ciddi krizlere yol açıyor. Ramazan Bayramında İstanbul’a askerliğini bitirip dönen kardeşimi görmeye gittim. Dönüşte de okullar açıldı ve işte buradayım.

Yayınlanmayı bekleyen tariflerim var… Az sonra…

22 Haziran 2009

KABAK BAYILDI :)




Efendim düğün filan dedim ya, benim acilen kilo vermem lazım zira bu ara fena şiştim… Bu kış üzerimde epey birikmiş fazlalıklarım vardı, daha sonra üzerine 8 kilo daha eklendi ve ben ay parçası gibi oldum :) 2,5 aydır diyetteyim, yavaş ama çok yavaş veriyorum. En az 10 kilo daha vermem lazım ki düğünlerde istediğim gibi boy gösterebileyim…

Bu arada zeytinyağlı yemeklere dadandım hem sağlıklı hem hafif oluyor, şu karpuzlar da bir güzelleşse daha bir rahatlayacağım, sabah akşam karpuz yerim artık… Acaba diyorum balkondaki saksıya karpuz da mı eksem :)

Neyse bu kabak yemeği biraz uyduruk bir yemek olup, zeytinyağlı kolay imam bayıldının kabaklı şeklidir. Kabağı zeytinyağlı hiç hayal etmemiştim daha önce ama cidden çok lezzetli oluyormuş onu anladım. Şiddetle tavsiye ederim, tarifi şöyle:

Malzemeler:

2 adet tercihen biraz tombulca kabak
1 orta boy soğan
2 sivri biber
8-10 soyulmuş sarmısak
2 orta boy domates
1 tatlı kaşığı toz şeker
1 çay kaşığı tuz
3 yemek kaşığı zeytinyağı
yarım limon

Yapılışı:
Kabakların kabuklarını tamamen soyuyoruz. Yıkadıktan sonra önce enine, daha sonra her bir parçayı boyuna ikiye bölüyoruz. 2 kabaktan toplam 8 parça elde etmiş olacağız. Domateslerin kabuklarını soyup küp küp kesiyoruz ve bir düdüklü tencerenin dibine döşüyoruz. Üzerine salata soğanı gibi yarım ay şeklinde doğranmış soğanı, ince kıyılmış sivri biberleri ve 2-3 parçaya bölünmüş sarımsakları ekliyoruz. Yağını üzerine gezdirip, tuzunu ve şekerine de koyduktan sonra hiç karıştırmadan en üste kabakları diziyoruz. Düdüklünün ağzını kapatıp ateşe koyuyoruz. Buharı çıkıp da düdüğünü kapattığımızda altını kısarak 10 dakika pişiriyoruz. Sürenin sonunda tencerenin altını kapatıp ılınıncaya kadar bekliyoruz. Tencereyi açtıktan sonra, kapaklı bir cam kaba önce kabakları diziyoruz. Ardından tencerede kalan karışıma yarım limonun suyunu ekleyip güzelce harmanlıyoruz. Kabakların ortasını şöyle bir elimizle bastırarak hafifçe yer açıyoruz ve tenceredeki karışımı kevgirle alıp kabakların ortasına yerleştiriyoruz. Sarmısakların düzgün bir şekilde en üstte görünmesine dikkat ediyoruz. Tenceredeki suyu kabakların üzerinde gezdirip, üzerine dere otu serpiyoruz. Buzdolabında soğuyuncaya kadar bekletip, soğuk olarak servis yapıyoruz.

Afiyet olsun…