


Merhabalar,
Evet fotoğraf makinem yok, bozuktu uzun zamandır ama uğraşarak bir-iki kare çekebiliyordum. Fakat son aylarda iyice çığırından çıktı. Acilen bir makine edinmemiz lazım derken eşim 24x optik zoom lu makinelere sulanmaya başladı. Tabii ona güç yetmez, bugün aldık yarın alıyoruz derken baktım aylar olmuş yazmayalı… Sonuç olarak hala makinesiziz ama ben bilgisayardaki fotoğraf arşivine bakarken aile fotolarının arasından bu kare fırlayıverdi, arşivde yayınlayacak yemek fotosu kalmadı sanıyordum, bir tane buldum diye çok sevindim…
Et sote tarifi zaten mevcutta vardı, buradan okuyabilirsiniz. Patates püresi tarifine geçebiliriz:
Malzemeler:
4 adet patates
1 bardak süt
1 tutam tuz
1 tepeleme yemek kaşığı tereyağ
1 çağ bardağı rendelenmiş kaşar peyniri
Yapılışı:
Patateslerin kabuklarını soyup, 5-6 eşit parçaya bölüyoruz. İyice pişene kadar haşlıyoruz. Suyunu süzdürüp bir kaba aldığımız patatesleri iyice eziyoruz. Daha sıcakken kaşar ve tereyağını ekliyoruz ve uzun uzun karıştırıyoruz. Kaşar püreye çok hoş bir kıvam veriyor. Daha pofur pofur yapıyor. En son olarak da sütünü ve tuzunu karıştırıyoruz. Et soteyi püre üzerinde servis yapıyoruz.
Afiyet olsun.
Tam 3 ay olmuş yazmayalı, inanılır gibi değil… Hayatı dengeleme konusunda herkesten çok yardıma ihtiyacım olduğunu düşünmeye başladım J Öyle bir zaman geliyor ki bir konuya diğerlerinden daha fazla eğiliyorum ve kalan her şeyi kenara itiyorum. Bir süre sonra bakıyorum ki 2. sıraya değil son sıraya oturtmuşum onu… Yani belli bir dengem yok bu konularda. Acilen hayatımdaki tüm öğeleri belli bir dengede tutmayı öğrenmem lazım. Tabii bunda hareketli bir üç ay geçirmemin etkisi de büyük oldu, temmuz ayı seyahatler ve düğünlerle geçti diyebilirim. Daha sonra tatil dönemi başladı, dönüşte Ramazan ayına yakalandık. Ramazan ayları benim için çok zor geçiyor çünkü çalışan bir bayan olarak akşamları yemek yapmaya vaktim olmadığı için tüm yemekleri toptan pişirmek zorundayım. Bu kulağa pek zor gelmese de pratikte ciddi krizlere yol açıyor. Ramazan Bayramında İstanbul’a askerliğini bitirip dönen kardeşimi görmeye gittim. Dönüşte de okullar açıldı ve işte buradayım.
