27 Kasım 2007

POŞETTE TAVUK/KEVGİR-ESRA İÇİN

Merhaba ben de bu ayki Kevgir Dergisinde tuzum olsun istedim. Aramızdan ayrılan Esra için onun tarifleriyle oluşturulacak bu ayki sayı...Aslında çok geç kalmıştım seçim yapmak için çünkü yorumlar bölümüne giremedim, nino ve zerrin sağolsun imdadıma yetiştiler benim seçeneklerimi ilettiler. Bana da poşette tavuk yapmak düştü. Esranın fotoları çok güzeldi, onun kadar olmasa da elimden geldiği kadar başarmaya çalıştım. Sonuçta benim de bir katkım olduğu için çok mutluyum. Bu organizasyonu düzenleyen herkese teşekkür ediyorum. Çok güzel bir düşünce bu...



Tarife geçiyorum hemen:

Malzemeler:

4 adet tavuk kalça

1 tatlı kaşığı salça
1 tatlı kaşığı yoğurt
1 yemek kaşığı sıvı yağ
kekik, tuz, kırmızı toz biber



Yapılışı:

Salça, yoğurt ve baharatları bir kapta karıştırıp tavukları bu karışıma buluyoruz. Fırın poşetine yerleştirip ağzını bağlıyoruz ve 200 derecede 30 dakika kadar pişiriyoruz. Yemeğimiz hazırdır. Afiyet olsun.

25 Kasım 2007

BAĞLANTILARINI BOZDUĞUM TARİFLERİMİ DÜZELTTİM

Nasıl becerdim bilmiyorum ama kategorilendirmeye çalışırken bazı tariflerimin bağlantılarını bir şekilde bozmuşum. Arkadaşlarım giremiyoruz diye uyarmasalar farkında olmayacaktım. Uzun uğraşlar sonucunda tekrar yayınlamayı başardım. Mantı, tavuklu sebzeli arpa şehriye çorbası, sebzeli tavuklu rulo börek, patlıcanlı islim kebabı, katı muhallebi, fırın sütlaç, halvane tariflerine artık ulaşabilirsiniz.

Uyaran arkadaşlarıma teşekkür ederim.

24 Kasım 2007

ÜZGÜNÜM

Dün sabah gezinirken zerrin'in sitesindeki üzücü haberi okudum. Yorum yapan tüm siteleri ziyaret ettim Esra Hanımın kim olduğunu anlayabilmek için, ben çok yeni olduğumdan kendisini hiç tanımıyordum. Zerrin o kadar içten yazmış ki sarsıldım okurken... Ne söylenebilir ki Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun, tanıdıklarına başsağlığı diliyorum...

20 Kasım 2007

KAYISI REÇELİ

Malzemeler:
1 kg doğal kurutulmuş kayısı
1,5 kg toz şeker

3-5 damla limon suyu


Yapılışı:
Kayısıları yıkadıktan sonra üzerlerini azıcık geçecek kadar su ile bir tencerede kaynatıyoruz.

Kaynar kaynamaz altını kapatıp kapağını hiç açmadan 1-2 saat kadar bekletiyoruz.

(böylece kayısılarımız güzelce şişecektir)

İyice şişmiş ve yumuşamış olan kayısıları akan suyun altında tek tek temizliyoruz. Şayet bu işlemi yapmazsak kayısılar asla tam olarak temizlenmiyor ve illa içlerinde biraztoz toprak kalıyor L. Bu yüzden mutlaka şişirip öyle temizlemek gerekiyor.

Temizleme işleminden sonra toz şekeri üzerine ekleyip yarım saat daha bekliyoruz. Islak kayısıların üzerine dökülen toz şeker bir süre sonra sulanıp hafifçe erimeye başlayacaktır.

Tencerenin altını yakıp kayısıları kaynamaya bırakıyorus.

Önce toz şekerler tamamen eriyecek daha sonra kaynamaya başlayacaktır. Kaynamaya başlayan karışımın içine 3-5 damla limonun suyunu sıkıyoruz.

Gerekli kıvamı elde ettikten sonra altını kapatabiliriz.

Peki kıvamının geldiğini nasıl anlayacağız? İşte reçel yaparken en önemli nokta da bu bence...

Ben uzun zamandır uyguladığım yöntemi anlatayım. 2 adet kaşık alıyoruz. Birinci kaşığı reçele bulaştırıyoruz, ikinci kaşığın üzerine 1-2 damla reçel damlatıyoruz. Ve bu damlayı yarım dakika bekletiyoruz. Yarım dakika sonra kaşığı eğdiğimizde reçel damlası yavaşça akıyorsa reçelimiz tamamdır. Yok eğer çok hızlı akıyorsa daha vakit var demektir. Aman reçeli yakmayalım...

Soğuduktan sonra kavanozlara doldurup, kapakla kavanoz arasına alüminyum folya koyuyoruz. Ağzını sıkıca kapatıyoruz.

Afiyet olsun...

YALANCI SU BÖREĞİ

Ben bu böreği 1-2 yıl kadar önce tanıyıp çok sevmiştim. Hem pratik hem de son derece lezzetli olduğu için de sık sık yapardım, ama son yıllarda neredeyse unuttum. Geçen hafta sonu aklıma geldi pişirdim ama tarifi herhalde kafadan atmışım ki hiç güzel olmadı. Ben de bu hafta sonu İstanbul’dan teyzemi arayıp tarifi tekrar aldım. Hatırladığımdan farklı yapıyormuşum meğer... İç malzemesi olarak ben bu sefer peynir ve maydanoz kullandım, fakat önceki yaptıklarımdan hatırladığım kadarıyla kavrulmuş kıymalı-soğanlısı harika oluyor. Sonuç olarak başarılı bir (sahte) su böreği çıktı ortaya, hadi hep beraber deneyelim.

Malzemeler:
4 tane yufka
1 paket fiyonk makarna
8 tane yufka
1 çay bardağı sıvı yağ

Yapılışı:
1 paket fiyonk makarnayı haşlayıp suyunu süzüyoruz.

Bir kaseye 7 yumurtayı kırıp içine sıvı yağı ekliyoruz.

Haşladığımız makarnaya bu karışımı döküp iyice karıştırıyoruz.

Börek tepsisine 1 adet yufkayı kenarları yandan sarkacak şekilde seriyoruz.

Makarnalı karışımın yarısını bu yufkanın üzerine döküyoruz.

İkinci yufkayı da onun üzerine büzerek yerleştiriyoruz.

Hazırladığımız iç malzemesini (peynir-maydanoz veya kavrulmuş kıyma-soğan) üzerine döşüyoruz.

Üçüncü yufkayı da büzerek harç malzemesinin üzerine yayıyoruz.

Makarnalı harcın kalanını da bu üçüncü yufkanın üzerine döküyoruz.

Dördüncü yufkayı da makarnaların üzerine yerleştiriyoruz.

Tepsinin kenarlarından sarkan ilk yufkanın parçalarını en üste güzelce katlıyoruz.

1 adet yumurtayı çırparak üzerine sürüyoruz.

200 derece fırında üzerine güzelce kızarana kadar pişiriyoruz.

Dilimleyip sıcak olarak servis yapıyoruz.

Afiyet olsun.

19 Kasım 2007

ZEYTİNYAĞLI BARBUNYA


Malzemeler:
2 su bardağı barbunya

1 adet orta boy soğan

1 adet orta boy patates
3 adet havuç
2 çay bardağı zeytinyağı
1 tatlı kaşığı şeker
1 tatlı kaşığı salça
1 adet limon
tuz
maydanoz

Yapılışı:
2 su bardağı barbunyayı tamamen haşlıyoruz. Soğanı ve havucu küp küp doğrayıp zeytinyağında kavuruyoruz. İyice kavurlunca tuzunu ve 2,5 bardak suyu ekleyip kaynatıyoruz. Kaynayınca kapağını kapatıp altını kısıyoruz. Havuçlar pişince barbunyayı, şekeri, küp doğranmış patatesi ve salçayı da ekleyip pişirmeye devam ediyoruz. Patatesler iyice pişince limon suyunu ekleyip ocaktan alıyoruz. Oda sıcaklığına gelince bir borcama aktarıp, üzerine kıyılmış maydanoz döşüyüruz. kapağını kapatıp buzdolabına kaldırıyoruz. Soğuyunca yemeklerin yanında servis yapabiliriz.

Afiyet olsun.

15 Kasım 2007

Bu hafta sonu uzun süredir yapmak isteyip de yapamadığım eskiden kalma bazı tariflerim vardı, onları tekrar denedim. Ayrıca hafta içi tüketmek için bazı sebzeler zeytinyağlı ve etli pişirilmek üzere yine beni bekliyorlardı, onları da hallettim. Epeydir bekleyen işler için Cumartesi günü bana yetmedi ve mutfak faaliyetlerim Pazar gününe de sarktı. İşte bu hafta sonu Cumartesi Mutfağından geçenler:

Etli Taze Fasulye
Paskalya Çöreği
Kepekli Poğaça
Pizza
Yalancı Su Böreği
Zeytinyağlı Barbunya
Kayısı Reçeli
Damla Çikolatalı Kek
Zeytinyağlı Havuç

Bizde hafta sonu bir kaç çeşit zeytinyağlı yemek yapılır ve hafta içi yemeklerin yanında azar azar tüketilir. Bu hafta sonu programı biraz sıkışık geçtiği için Pazar alışverişi yapılamadı, o yüzden de evdeki malzemelerden zeytinyağlı üretildi. Önceden planlamadığım için de etli taze fasulye ile zeytinyağlı barbunya aynı haftaya denk geldi. Ne yapalım artık farklı günlerde tüketilecekler mecburen. Fotoğraflarım hazır fakat zaman darlığından tarifleri bu hafta içinde aralıklarla yayınlamaya çalışacağım.