mesaj etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mesaj etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Eylül 2009

YİNE DÖNDÜM...

Tam 3 ay olmuş yazmayalı, inanılır gibi değil… Hayatı dengeleme konusunda herkesten çok yardıma ihtiyacım olduğunu düşünmeye başladım J Öyle bir zaman geliyor ki bir konuya diğerlerinden daha fazla eğiliyorum ve kalan her şeyi kenara itiyorum. Bir süre sonra bakıyorum ki 2. sıraya değil son sıraya oturtmuşum onu… Yani belli bir dengem yok bu konularda. Acilen hayatımdaki tüm öğeleri belli bir dengede tutmayı öğrenmem lazım. Tabii bunda hareketli bir üç ay geçirmemin etkisi de büyük oldu, temmuz ayı seyahatler ve düğünlerle geçti diyebilirim. Daha sonra tatil dönemi başladı, dönüşte Ramazan ayına yakalandık. Ramazan ayları benim için çok zor geçiyor çünkü çalışan bir bayan olarak akşamları yemek yapmaya vaktim olmadığı için tüm yemekleri toptan pişirmek zorundayım. Bu kulağa pek zor gelmese de pratikte ciddi krizlere yol açıyor. Ramazan Bayramında İstanbul’a askerliğini bitirip dönen kardeşimi görmeye gittim. Dönüşte de okullar açıldı ve işte buradayım.

Yayınlanmayı bekleyen tariflerim var… Az sonra…

18 Mayıs 2009

AMASRA VE 4 GÜNLÜK TATİL...





3 gündür tatildeyim. Pazartesi günü şirkette tatil edilince 2 gün-1 geceliğine bir yerlere kaçmayı teklif ettim eşime… Gergin geçen şu birkaç aydan sonra iyi geleceğini düşündüm. Planımızı biraz genişlettik; Cumartesi günü sabahtan düştük yollara ve 3-4 saatlik yolculuğun ardından Amasra’ya vardık. Önce limanı gezdik, daha sonra İstanbul’dan gelen sevgili arkadaşım Saliha ve ailesiyle buluştuk. Sokak sokak dolaşıp dükkanlardan alışveriş yaptık (anneanneme ve Gönül Abla’ya güzel yelpazeler aldım), yemek yedik, Kale’ye çıkıp tavşan Adası'nı dürbünle seyrettik, yola çıktık ve akşam üstü doğa harikası küçük bir koyda kurulmuş Çakraz’a vardık. Daha önceden yerimizi ayırttığımız Alaaddin Otel’e yerleşir yerleşmez Kuzey tutturdu denize girmek istiyorum diye… Gerçi hem Amasra’da hem de Çakraz’da ciddi bir sıcak vardı ama deniz henüz ısınmamış, buz gibiydi. Buna rağmen oğlumu denizden uzak tutmak mümkün olmadı, 3 gündür de denizden çıkmıyor. İlk gün rüzgarsız sıcağın da etkisiyle deniz çarşaf gibiydi ama 2 gündür dalgalı bir deniz var karşımızda. Dün Safranbolu’ya gittik, sokakları turladık, Hıdırlık tepesine çıktık, yine ve yine alışveriş yaptık (çok güzel 2 örtü aldım mutfak masası için) öğlen yemeğinden sonra arkadaşlarımızı İstanbul’a uğurlayıp Çakraz’a geri döndük. Gelirken yine mini bir koy olan Bozköy plajına uğradık. Dik yamaçtan hemen sonra başlayan plajıyla ve de tertemiz deniziyle çok şirin bir köydü…


Bugün çalışmak zorunda olanlar dünden dönmeye başladıkları için bu sabah sokaklar bomboştu. Sabahın erken saatlerinde sokakta sadece ben vardım. Gün boyunca çakraz sahilinde 1-2 tatilci ve motel sakinlerinden başka kimsecikler yoktu… Buradaki motellerin ayrı bir havası var, çünkü mülk sahiplerinin tamamı yerli halk ve motelleri ailecek işletiyorlar… Son yıllarda korumaya alındığından kimse inşaat yapamıyor ve doğallığından bir şey kaybetmemiş… Hele bizim kaldığımız motel hem şirin hem de tertemiz bir yer… odamızın balkonu denize bakıyor diyemeyeceğim çünkü motel tam denizin önünde ve balkona çıktığınız anda deniz ayaklarınızın altında olduğu için siz kendinizi denizin ortasında hissediyorsunuz. Ben 3 gündür çıplak ayakla yürüdüğüm deniz kenarında köpüklerle başbaşayım… Öyle ihtiyacım varmış ki; tüm sıkıntılarımı, üzüntülerimi, yorgunluklarımı bu köpüklere bıraktım sanki… Kuş gibi hafifledim, Ankara’ya son derece dingin bir dönüş yapacağım… Yarın yola çıkarız kısmetse, dönüşte ciddi bir iş yükü beni bekliyor, evde çamaşır-ütü-yemek…. Hiç korkmuyor gözüm acayip enerji depoladım burada, çok gözleme ve balık yedim çünkü :) Tarif mi, valla tarif vermek için önce bir şeyler pişirmek lazım di mi… Yakında… Çok yakında…



Tavşan Adası - Amasra Kalesinden...






Amasra Limanı'ndan bakış...




Amasra Kalesi'nde eski bir ev...





Çakraz sahili...





Çakraz'da günbatımı...





Konakladığımız Alaaddin Otel...




Çakraz'da, oklavanın kenarlarına bastırmadan hamur açamayı öğrendiğim Servet Abla




ve güzel gözlemelerini açarken...









Çakraz'da sabah dalgaları...







Bozköy plajı...







Kumsalda yürüyüş...





Köpükler ve ben...





Safranbolu evleri...







Hıdırlık Tepesi'nden Safranbolu'ya bakış...





Safranbolu-Bartın yolu...

20 Mart 2009

KÖTÜ HABERLER VE KALDIĞIMIZ YERDEN DEVAM...


3 aya yakın bir zamanı geride bıraktık. Bu sırada kötü haberler üstü üste geldi: kayınvalidemin vefatı, hamileliğimin sona ermesi, … hayatın cilvelerini ve her şeyin insanlar için olduğunu bir kez daha idrak ettik ailece… Hayat devam ediyor, Allah evlatlarımıza uzun ömür ve sağlık versin. Ne diyelim her şeyin hayırlısı...

Her şeye yeniden başladık, ya da kaldığımız yerden devam ediyoruz o da olabilir. Ama ben sayfamı yeniledim, uzun zaman uzak kaldığım ve biraz da soğuduğum blogumla nihayet tekrar yakınlaşıyorum. Yeni bir sayfa ve yeni renklerle tekrar aranızdayım.

En kısa zamanda ziyaretlerime başlayacağım, tariflerime yenilerini ekleyeceğim…

Siz bu arada kendinize iyi bakın…

Görüşmek üzere…

05 Aralık 2008

BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN




11 Kasım 2008

VEEEE.... BLOĞUM 1 YAŞINDA


Herkese merhaba, uzun süre aşağıdaki çiğ köfte resmini seyrettikten sonra sanırım bu pasta figürü hepimize iyi gelecek :) … Kocaman bir aradan sonra tekrar buradayım. Neler oldu bir bakalım; oğlumla okul düzenimizi oturttuk (içinizden yahu nerdeyse yarıyıl tatili geliyor daha yeni mi oturttun diyenleri duyar gibiyim, ama ne yapalım bu yıl böyle oldu), bloglar kapandı imza kampanyaları yapıldı ben de iki satır eleştireyim dedim ben yazana kadar tekrar açıldı :) neyse imza kampanyasına katıldım bari… Hayatta o kadar geriden geliyorum ki bu aralar, blogumun doğum gününü bile kaçırdım. İnsan kendi elleriyle emek vererek ortaya çıkardığı bir şeyin yıldönümünü kaçırır mı hiç, ben kaçırdım. (Yukarıdaki resimde bir sürü mum var ama biz sadece 1 yaşıdayız, başka resim bulamadım da)

Aslında tüm sorunlar uzun zamandır eve haftada bir temizliğe gelen yardımcı bayanımın işten ayrılmasıyla başladı diyebilirim. Ondan önce hayatımda çocuk-eş-iş-okul-mutfak-ev çokgeni gayet düzenli gidiyordu. İşte ne olduysa hayatıma temizlik-ütü ikilisinin dahil olmasıyla oldu ve düzen alt üst oldu. Oturtana kadar akla karayı seçtim, sanırım bundan sonra da böyle devam edecek çünkü 2 aylık zorlu bir uğraştan sonra yavaş yavaş oturttuğum düzenimi bundan sonra kimseye sırtımı dayamadan devam ettirmeye kararlıyım. Evet bahar temizliği, bayram temizliği derken yılda 3-4 kriz yaşamaya da hazırladım kendimi… Ha bu arada benim dersler de daha başlamadı, o zaman ne olacak, işte onu bilmiyorum…

Gelelim blogumun hikayesine: Geçen sene Ekim ayı civarındaydı sanırım, arkadaşlarla yemekhanede yemek yiyoruz, yemek tarifi sormuş bir arkadaşım onu tarif ediyorum. “Sen bir internet sitesi açsan da biz artık seni yormasak” dedi arkadaşın biri… ben de “aslında bloglar var ben de oralardan çok faydalanıyorum. Ne güzel belki ben de bir tane açabilirim, paylaşılacak çok lezzet var ne de olsa” derken, “e peki adı ne olsun” dendi. Çok düşünmedim Cumartesi günlerini full ama full mutfakta geçiren biri için çok zor olmadı, ismi de ağzımdan dökülüverdiJ Akşam eve gelir gelmez bir heyecan giriş yaptım, şablonlarımı seçtim, olmuştu işte!

İlk zamanlar kafamda o kadar çok yemek ve de arşivimde öyle çok resim biriktirdim ki haftada 5-6 tarif ekledim, yavaş yavaş düzene oturdu… Sonra başka bloglardan arkadaşlıklar kuruldu, en güzeli de buydu bence. Amacım yeni evliler, öğrenciler, çalışan hanımlar ve blog sahipleriyle tariflerimi paylaşmaktı. Unutulmaya yüz tutan ve sadece aile büyüklerimiz tarafından pişirilen yöresel yemeklere de yer vermeye çalıştım. Bir sürü eksiğim var hala ama şu an blogumdan memnunum, imkanım olduğu sürece de yazmaya devam edeceğim. Hatta bir süre sonra kendi internet siteme taşınmayı da düşünüyorum. Sonuç olarak iyi ki aranıza katılmışım diyorum:)


Bugünlük tarif yok ama en kısa zamanda bomba tariflerle geri döneceğim. Kendinize iyi bakın.



29 Eylül 2008

HAYIRLI BAYRAMLAR


27 Eylül 2008

ŞÜKÜRLER OLSUN-GEÇTİM :)

2.sınıfa geçtim, alttan ders bırakmadan direkt geçtim hem de ...

Bütünlemeye kaldığım 5 dersin hepsini de vermişim. Korktuğum olmadı ve başardım.

Şükürler olsun...

26 Eylül 2008

KADİR GECENİZ MÜBAREK OLSUN

01 Ağustos 2008

İŞTE GELDİMMMMM...


Merhaba,


Tam 1 aydır yazmamışım. Bu süre zarfında tatile gittim geldim, hatta yıllık iznimin ikinci bölümü de bugün başladı. Tatilde güzelce dinlendim. Görümcemlerle birlikte gitmiştik, dönüşte onları da Ankara'ya getirdik. Sonra işe başladım, bir dönem Ankara dışından gelen giden misafirlerimiz oldu, bu arada işler de epey yoğundu. Sonra oğlum ve eşim memlekete gittiler, ben maalesef çalıştığım için onlarla birlikte gidemedim. Ama İstanbul'dan annem geldi benimle kalmaya. Biz de böylece hasret gidermiş olduk. Birlikteyken anneannem de geldi bizde kalmaya... Sonra hep beraber anneanneme geçtik. Son haftalar hareketliydi yani. Daha sonra da oğluşum bir döndü köyden simsiyah olmuş! Çok özlemişim onu :) Siyah ama mutlu bir çocuk. Çocuklar köy yerinde bir başka mutlu oluyorlar, rahatlık ve güven başka hiç bir yerde yok, sanırım ondan. Ankara'da sıcaktan eve tıkılıp kalıyorlar, güneşten sokağa bile çıkamıyorlar. Ancak akşam serinlik basınca 1 saat bisiklet sürüp eve dönüyor. Ankara 10 gündür yanıyordu, son bir kaç gündür serinledi de biraz nefes aldık.


Maalesef 1 aydır fotoğraf makinem bozuk, resim çekemiyorum. O yüzden de tarif ekleyemiyorum. Sony teknik servisi bulamadım bir türlü, hala tamir edilmeyi bekliyor. Ne kadar can sıkıcı olduğunu tahmin edersiniz.


Yukarıdaki resimler balkonumdaki çiçeklerden bazıları, mor-beyaz biyeli olan da uzun uğraşlardan sonra tutturabildiğim menekşeler. Nedense diktiklerimin büyük bir kısmı tuttu ama bu biyeli menekşelerden neredeyse 20 tane diktim sadece 1 tanesi tutmuş. O yüzden de çok kıymetliler, gözüm gibi bakıyorum.

Bu hafta sonu kısmetse İstanbul'a annemin yanına gidiyorum. 3-4 gün kalıp geri döneceğim. 1- 2 gün evde dinlenip sonra da işe başlayacağım.


Bu arada makinemi tamir ettirip en kısa sürede de tariflerimle geri döneceğim. Görüşmek üzere, şimdilik hoşçakalın, kendinize iyi bakın.

29 Haziran 2008

TATİLDEYİİİİİMMM!!!


23 Mart 2008

HEPİ BÖRTDEY TUUUU Mİİİİİİ İYİ Kİ DOĞDUM YAHU !

Sonunda olan oldu ve 34'ü de devirdik işte... Dolu dolu 35 oldum, bugün 36'nın kapısına bir omuz! içeriye bir adım attım. Aman ne iyi oldu. Az önce uyandım ve odamızın kapısında bir not buldum. Kuzey yazmış: "İyi ki doğdun anne, sen olmasan ben ne yapardım". Sonra mutfakta buzdolabının üzerinde de aynı not...İşte budur, en büyük hediyemden en güzel hediyemi almış oldum. Dokuz yıl önce doğum günümü kutladık ve 2 gün sonra da Kuzey geldi. En anlamlı doğum günü hediyesiydi.

Bugün benim günüm deyim yerindeyse doğum günü çocuğuyum-yok olmadı doğum günü kazığı- E iyi ki doğdum yahu!


Şuralarda bir de pasta resmi olacaktı, hah işte geldi. Hadi hep birlikte keselim mi?



Bu dilim de sizin için : geldiğiniz için teşekkür ederim....

29 Aralık 2007

YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN


27 Aralık 2007

GERİDE KALAN BAYRAM TELAŞI


Bir bayramı daha geride bıraktık. Bayram öncesinde hummalı hazırlıklar yapıldı, zeytinyağlı sarma sarıldı, tavuklu börek yapıldı, baklava açıldı. Yemeğe kalacak misafirler içinden önceden zeytinyağlı barbunya pişirildi. Bayram öncesi son cumartesi günü mutfakta sonuna kadar değerlendirildi. O gün mutfakta olduğumu bilenler hem yardıma hem de sohbete geldiler. Kimi bulaşık yıkadı, kimi mutfağı topladı, kimi de çocukların peşinden koştu; bir yandan da karnımızı doyurmak için saatlik yemekler pişirildi (mesela sulu köfte), çocuklar doyuruldu. Evde bir süredir ayıklanmayı bekleyen bazı sebzeler pişirildi (örneğin kapuska). Akşama gelen eşler yiyecek yerine yorgun argın eşler buldular. Arefe günü temizlik yapıldı, bayram için çikolata alındı, vesaire vesaire...

Aslında hep düşünmüşümdür, bayram evet zevkli ve güzel bir şey ama bayram hazırlığı ve telaşı hele hele hazırlık aşamasında kalabalıksanız bence çok daha güzel. Evet bu bayram öncesi bir de bebek katıldı aramıza, o da ayrı bir bayram telaşıydı sanki...

Bayram sabahı tertemiz-derli toplu evde güzel bir kahvaltı yapıldı, giyinip süslenildi ve bayramlaşıldı. Daha sonra büyüklere ziyarete gidildi. Bayramda herkes uzun zamandır görmedikleri ile hasret giderdi. Hele bu bayram Ankara dışında olan neredeyse tüm yakınlarımız Ankara'daydı. Uzun zamandır özlenen yeğenler büyümüş, birbirimizle hasret giderdik. Herkes birbirini ziyaret etti, tam evden çıkacakken misafirlere yakalanıldı, Yarım saat önce gittiklerinizle başka mekanda yine karşılaşıldı.

Ankara'dayken haftada iki kez görüştüğümüz, ancak daha sonra İstanbul'a taşınan arkadaşlarımız da Ankara'ya geldiler. Tam bir güllaç tutkunu olan arkadaşlarımıza güllaç yapıldı.

Tabii bu arada blogla ilgilenilemedi, bu koşuşturma arasında fırsat olmadı. Pişirilen yemeklerin bir çoğunun resmi çekilemedi...

Sonunda bayram arkasında tatlı bir yorgunluk bırakarak geçti gitti... Gelenler yavaş yavaş dönmeye başladılar, bazıları çoktan gitti, herkes normal hayat koşuşturmasına kaldığı yerden devam etti. Pazartesi sabahı yorgun ve isteksiz gözlerle, çocuklar okula götürüldü-ayaklarımız geri geri giderek işe başlandı. Sizi bilmem ama bu bayram sonu ben kendimi yaz tatilinden dönüyormuş gibi hissettim... Ama eğer hayatımızdaki koşuşturma ve telaş olmazsa tatillerin de bir anlamı olmaz öyle değil mi?

Tarif mi? Bir çoğu önceden yayınladığım tariflerdi zaten. Kalanları en geç bu hafta sonuna kadar yayınlamaya çalışacağım.

Cumartesi görüşmek üzere...

Kendinize iyi bakın. :)

20 Aralık 2007

KURBAN BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN


19 Aralık 2007

HOŞGELDİN ELİF BEBEK!



Uzun ve heyecanlı bir bekleyişten sonra 17 Aralık 2007 Pazartesi günü minik mi minik, sevimli mi sevimli, misler misi kokan Elif Bebek hayata merhaba dedi.

Kuzey, Ayşegül ve Elif

Hepimize müthiş bir bayram hediyesi oldun. Allah analı-babalı büyütsün. Ömrün sağlıklı, mutlu, uzun olsun.

Aramıza hoş geldin Elif Bebek!






25 Kasım 2007

BAĞLANTILARINI BOZDUĞUM TARİFLERİMİ DÜZELTTİM

Nasıl becerdim bilmiyorum ama kategorilendirmeye çalışırken bazı tariflerimin bağlantılarını bir şekilde bozmuşum. Arkadaşlarım giremiyoruz diye uyarmasalar farkında olmayacaktım. Uzun uğraşlar sonucunda tekrar yayınlamayı başardım. Mantı, tavuklu sebzeli arpa şehriye çorbası, sebzeli tavuklu rulo börek, patlıcanlı islim kebabı, katı muhallebi, fırın sütlaç, halvane tariflerine artık ulaşabilirsiniz.

Uyaran arkadaşlarıma teşekkür ederim.

24 Kasım 2007

ÜZGÜNÜM

Dün sabah gezinirken zerrin'in sitesindeki üzücü haberi okudum. Yorum yapan tüm siteleri ziyaret ettim Esra Hanımın kim olduğunu anlayabilmek için, ben çok yeni olduğumdan kendisini hiç tanımıyordum. Zerrin o kadar içten yazmış ki sarsıldım okurken... Ne söylenebilir ki Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun, tanıdıklarına başsağlığı diliyorum...

15 Kasım 2007

Bu hafta sonu uzun süredir yapmak isteyip de yapamadığım eskiden kalma bazı tariflerim vardı, onları tekrar denedim. Ayrıca hafta içi tüketmek için bazı sebzeler zeytinyağlı ve etli pişirilmek üzere yine beni bekliyorlardı, onları da hallettim. Epeydir bekleyen işler için Cumartesi günü bana yetmedi ve mutfak faaliyetlerim Pazar gününe de sarktı. İşte bu hafta sonu Cumartesi Mutfağından geçenler:

Etli Taze Fasulye
Paskalya Çöreği
Kepekli Poğaça
Pizza
Yalancı Su Böreği
Zeytinyağlı Barbunya
Kayısı Reçeli
Damla Çikolatalı Kek
Zeytinyağlı Havuç

Bizde hafta sonu bir kaç çeşit zeytinyağlı yemek yapılır ve hafta içi yemeklerin yanında azar azar tüketilir. Bu hafta sonu programı biraz sıkışık geçtiği için Pazar alışverişi yapılamadı, o yüzden de evdeki malzemelerden zeytinyağlı üretildi. Önceden planlamadığım için de etli taze fasulye ile zeytinyağlı barbunya aynı haftaya denk geldi. Ne yapalım artık farklı günlerde tüketilecekler mecburen. Fotoğraflarım hazır fakat zaman darlığından tarifleri bu hafta içinde aralıklarla yayınlamaya çalışacağım.

10 Kasım 2007

29 Ekim 2007

CUMHURİYET BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN